Yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Aralık 2012 Perşembe

Okuyan, Sorgulayan, Üreten Birey

Herkese merhabalar..  İsin gucun arasinda bloguma pek vakit ayiramasam da konu birilerine yardim etmek ya da katkida bulunmak olunca dayanamiyor, araya bi yerlere sıkıştırıveriyorum..
Bu konuda sizlerinde destegine cooook ihtiyacim var sevgili blog dostlarımm..

“Okuyan, Sorgulayan, Üreten Birey” projesi kapsamında Harran’da bulunan ve kütüphanesi olmayan ilköğretim okullarına kütüphane inşa etmek amacıyla 07-15 yaş arası çocuklara hitap eden masal, hikaye, roman ve şiir ( örnekler daha da çoğaltılabilir.) kitapları topluyoruz. Oradaki öğretmenlerle epey konuşma fırsatımız oldu ve duyduklarım karşısında daha da derinden etkilendim diyebilirim. Türkiye genelinde yürütülen bu kampanya kapsamında bir sürü SBS hazırlık kitapları ve ansiklopediler ! gönderilmiş Harran'a. Gamze öğretmenin derdi ise bambaska; burada çocuklar SBS den çok uzaktalar, Türkçe'yi okulda öğreniyorlar dedi. Onun için daha çok okumaya yönelik kitaplar, öyküler, romanlara ihtiyaç duyulmakta.. Bu kapsamda, isterseniz sizlerde gerek evde çocuklarınızın daha önce okuduğu faydalandığı kitapları göndererek gerekse kitapçıdan cüzi bir miktar karşılığında alacağınız bir kaç kitabı bize göndererek bu kampanyaya katılabilirsiniz.

İletişim bilgileri, sadece kitap gönderecek olanlarla paylaşmak için buraya eklenmemiştir. Adres ayrıca bildirilecektir.

9 Kasım 2012 Cuma

Happy Postcrossing :)

Merhabalar.. Geçen hafta sevgili Günebakan Tarlalarından aldığım bir mail karşısında hem çok mutlu oldum hem de çok duygulandım. Sizleri o kadar çok özlediğimi fark ettim..
Ne yazık ki bişey oldu, yazamaz oldum. Yeni işim beni epey yordu, hala yoluna girmeyen şeyler var ama bugun yazmak istiyorum..
Kaçamak yaptığım sıralarda bloglarınızı takip etmeye çalışıyorum her ne kadar yorum yazamasam da.. hepinizi çoooook özledim dostlar J

Neyse gorusemedigimiz sıralarda neler oldu, aklıma geldikçe yazarım.. Yeni edindiğim daha doğrusu eşimle edindiğimiz (bana da kendisi aşıladı) bir hobiden bahsetmek istiyorum.
POSTCROSSING ! Belki aranizda bilenleriniz vardir. Yabancı bir internet sitesi, dunyanin dort bir yanindan uyeleri var. Çok kalabalık bir aile J  Üyelerin kısaca kendilerini anlattıkları ve adreslerinin oldugu bir profil hesaplari var.
Random olarak bir kura cekiyorsun ve baska bir ulkeden birisine postcard gonderme fırsatın oluyor.. İlk başta çok anlayamasanda; Japonyadan, Amerikadan, Finlandiyadan ve daha birçok ülkeden birbirinden hoş postakartları alamaya başlayınca bağımlılık yapıyor gerçekten J Hergun gonderdigim postakartları acaba ulaştı mı diye bakmaya başlıyor, her gittiğin şehirde değişik postakartları aramaya başlıyorsun J
Yaklasik 5 aydir, 27 postcardim sahiplerine ulasti, 25 tane de bana geldi, farkli farkli yerlerden ;)
Bana gelenlerden bazilari asagida..


Biz guzel bir kutu bulduk bir de uzerinde posta guvercini felan olan, gelen kartlarımızı orada biriktiriyoruz hatıra olarak.. Hiç tanımadığın, görmediğin insanlardan güzel dileklerin, gundelik hayattan izlerin, şarkı/şiir sözlerinin yazılı olduğu postakartları almak ne kadar ilginç degilmi?  Bizi epey sardi bu ugras, belki sizi de etkisi altına alır ne dersiniz :)
İste benim gonderdiklerimden bazilarina da sizler icin ekledim. Bi yerlerde guzel postcardlargorurseniz lutfen bana haber verin olurmu ;)

Hepinize kucak dolusu sevgiler..


3 Temmuz 2012 Salı

Bu sefer Ben'den Havadisler :)

Selam herkese.. cok tembel oldugumu ve blogumu ihmal ettigimi dusunenler olabilir; ikincisi dogru ama ilki degil ;) ari gibi calisiyorum wallaiii ;) bloglarinizi ozledim arada girip bakiyorum ama hepsine yorum birakamiyorum ne yazik ki..
Bugun bir firsatini buldum iki satir yazayim dedim ;) biliyorsunuz yeni is degistirdim, eski isime gore daha zevkli daha dinamik bir is ama inanilmaz yogun geciyor gunlerim.. aksam 6 nasil oluyor anlamadim, zaten genelde de 6 da cikamaz oldum :(

Neyse bu arada neler yaptim bahsedeyim hemen.. Daha once su postumda benim de olsun dedigim rendemi kendime hediye aldimm :) artik canim istediginde cacik yapmak, havuc tarator ve supper mucver hemencik yapiveriyorum.. Sirf rendeleme isi yuzunden evlendigimizden beri sayilidir mucver yaptigim, neyse bu yaz durum degisti.. Bu arada mucver felan demisken yaza dogru kilo veren herkesin aksine ben kilo aldimm.. ama diyet icin psikolojim hic hazir degil ;-P (ne zaman hazir oldu ki sanki.)
Bu can sıkıcı konudan bir baska can sıkıcı konuya gecmek istiyorum musadenizle.. Bilenler var elbette, ben Haziran dogumlu bir İkizler burcuyum ve gecen ay itibari ile tam 30 oldum! bir bu eksikti sanki; kendimi 30 yas sendromu mu? bunalimi mi ? yoksa saskinligi mi? yani adini tam koyamadigim bir duygunun icinde buldum diyebilirim.. Bir yandan yaslandin artik metabolizman yavasladi zor kilo verirsin diyorum, bir yandan yasim geciyor cocuk mu yapmaliyim diyorum (gerci bunu benden cok annem diyor her firsatta :-P) acaba kariyer mi? bir yandan 30'a geldim şunum yok bunum yok gibi kendi kendime ic geciriyorum.. Bu sendromu basariyla atlatmis olanlardan tavsiyeler bekliyorummmmmm..

Tabii hayatta guzel seyler de olmuyor degil; yeni isim sayesinde degisik insanlar taniyip degisik yerler gorme firsatim oluyor. Ornegin gecen ay Almanya'ya (Sttutgart) yolum dustu 3 gunlugune.. İslerimi halleder halletmez gezgin biri olarak hemen sehri kesfe ciktim tabii, belki bilenler vardir Sttutgart Mercedes ve Porsche'nin ana vatani diyebiliriz. Her ikisinin de universite kampuslerini andiran, uretim fabrikasinin, muzesinin, sosyal tesislerinin oldugu harika bir semtleri var. Ucak biletim aksam epey gec oldugu icin her iki muzeyi hayran bir sekilde gezme firsatim oldu :) Bununla ilgili ayri bir post yaparim diye dusunuyorum, fotolari henuz bilgisayara atamadim.. Yolunuz duserse ve benim gibi otomobillere merakiniz varsa mutlaka ugrayin, gecmisten bugune yaratilan sanat eseri kivaminda araclari gormenizi tavsiye ederim. Caddelerde bu son model arabalari gorunce dondugunde hayal kirikligina ugruyor insan ama olsun :)
Mercedes Benz Museum
Porsche Museum

Kisa birkac bisey yazayim derken epey uzun oldu sanirim.. Firsat bulmusken icimi dokmus oldum resmen. Bu hafta izine cikiyorum, insallah dinlenmis bir sekilde donerim ve bloguma daha fazla vakit ayiririm, eskiden oldugu gibi.. bloglarinizi okumayi ve birseyler yazmayi ozledim wallai..
kendinize iyi bakın ve simdilik hoscakalin ;)

14 Nisan 2012 Cumartesi

MS ile Yaşamak..

Selam herkese.. Blogumda verdiğim aralar uzamaya başladı :( canım sıkılıyor bu duruma aslında, özledim hepinizi.. bazılarınızdan kişisel mailler aldım merak edildiğime dair, çok mutlu oldum, teşekkürlerr..
Yeni bir işe başladım biliyorsunuz, epey yoğun bir iş, tabii bir de acemi olunca daha da bir karmaşık geliyor bana herşey.. üstesinden gelicem inşallah yakında ;)
Bide araya sağlık problemleri girdi, ailemden, çok sevdiğim insanlarla ilgili.. Aslında bu konudan bahsedip bahsetmemekte kararsızdım ama yazmak istiyorum, belki benzer durumlarda olan yakınlarınız vardır, birlikte yazışır dertleşiriz arada sırada.. hem bir de belki bilmeyenler vardır, onlara da bildiklerimizi anlatırız, hayatta başlarına gelmemesini dileyerek..
Ablam MS hastası, 7 yıldır bu hastalıkla yaşıyoruz, küçük yeğenimin doğumuyla tanıştık..  MS yani Multiple Skleroz bir bağışıklık sistemi hastalığı. Beynimize giden sinirlerin dışında, miyelin adı verilen koruyucu bir kılıf varmış, işte bu hastalıkta bağışıklı sistemi bu kılıfları koruyamıyor, miyelin zarar görüyor ve o sinir hangi organımıza hitap ediyorsa o organda hissizlik ya da fonksiyon bozuklukları oluşuyor.. 
Hastalığın adı iki sözcükten oluşmakta:

  • Multipl: Bir ya da daha çok bölgede etkin olup, bir veya daha çok belirti (semptom) vermesi.
  • Skleroz: Vücudun savunma gözelerinin myelin kılıfına saldırması sonucu, bu kılıfı sertleştirerek işlevsiz duruma getirmesi


Bu skleroz sonucunda plak adı verilen doku bozukluğunun oluşması MS'i oluşturur. Hastalığın ilerlemesi ataklar ve iyileşmeler biçiminde. Hastalığın düzeyine göre bu döngü süreleri değişiklik gösteriyor. Çoğunlukla 20-40 yaş arası erişkinlerde ortaya çıkan bir hastalık. Kadınlarda görülme sıklığı erkeklere oranla iki katıdır.  Her MS hastasındaki gelişmeler, belirtiler, ataklar birbirinden farklı olabiliyor. Kimisinin gözüne, kimisinin bacağına vurabilir. Hastalığın neden olduğu tam olarak bilinemediğinden tedavisi de henüz keşfedilmedi ne yazık ki :( Bilinen bir beta-interferon iğnesi var Türkiyede hastaların çoğunun kullandığı.. Ama bu iğneler de tedavi edici nitelikte değil, sadece atakların frekansını ya da şiddetini azaltmaya yönelik sanırım ama iğne de olsanız atak geçiriyorsunuz, bu çok kötü :(
Ablamın hastalığını ilk defa öğrendiğimizde ailecek şoka girmiş ve kabullenememiştik hayatı boyunca bu hastalıkla yaşamak zorunda olmasını.. Henüz çok gençti.. başka doktorlara gidildi ama sonuç değişmedi. Hepsi bununla yaşamayı öğrenmelisiniz dedi. Çünkü bu hastalığın bilinen bir tedavisi yok, hayatı boyunca bununla yaşayacak.. bir bakıyorsunuz gayet iyi, kimse anlamaz MS hastası olduğunu, hayatın içinde, sağlıklı bir görüntüsü var (çok şükür) ama birkaç ay sonra bir bakıyorsunuz atak vurmuş yine, yürüyemiyor.. hastane süreci; kortizon, fizik tedavi derken bir kaç ay sonra normale dönüyor. (çok şükür) ama yüzde yüz bir dönüş olmuyor genelde, biraz izi kalıyor her atağın.. Her seferinde Allah beterinden korusun diyoruz ve devam ediyoruz kaldığımız yerden.. Şimdi bir kez daha böyle dedik.. Havalar ısınıyor, dışarı çıkıp bir şeyler yapalım diye sözleştik ablamla, zaten bir kaç aydır evde çok bunaldı, hepimize iyi gelecek inşallah bu güzel havalar :) Umarım canınızı sıkmamışımdır, hem bilgilendirmek hem de hayatımdan bir kesit paylaşmak istedim sizlerle..
Hepinize sağlıklı günler diliyorum ;) En yakın zamanda yine görüşmek üzere ;)

19 Şubat 2012 Pazar

It is About Me :)

Selam herkese.. Bu aralar günlerim çok yoğun geçiyor, hem işte hemde özel hayatımda bir koşuşturmaca var. O nedenle bloguma da pek ugrayamiyorum :( Gecenlerde İngilizce çalışırken aradan çıkarıverdim bu mimi, daha önce Türkçesini yaparken karar vermiştim yazmaya ama ancak fırsat buldum..
This post is an interview about me and my favorites. It is called "mim" in between Turkish Bloggers..
1) What is the best word that you believe?

Ther is bad thing in every good things, There is good thing in every bad things..

2) Which make-up is the most indispensable for you?
Black eye pencil.. I like eyeliner and mascara too, but I can’t put on them..

3) What is your beauty secret ?
I don’t put on heavy make-up and I rarely use concealer/powder.. I think less make-up is more healthy for my skin :)

4) What is your favorite drink?
Turk Kahvesi is perfect for me ;)

5)What do you hate ?
I can’t stand injustice! for example I hate people who cut in the queue..

6) What kind of compliments do you like?
I like all kind of compliments if they are from my husband ;) I like to be pampered very much :)

7) What is your favorite book?
I read Love-Aşk, written by Elif Şafak.. It is very nice book, I recommend it to everyone who I know ;)

8) Which Turkish artist does look like you?
Generally, people who know mix me up with Türkan Şoray and Aşkın Nur Yengi..

9) Despite everyone likes "a thing" but you don't like it?
I think it is iphone. It is not affected me..

10) Which cosmetic do you buy mostly?
Of course perfumes are the most favorite cosmetic for me.. I mentioned about this :)

So much for that ;) have a nice week..

Herkese iyi haftalr dilerim, umarım üzerimdeki yük biraz azalır..
Hoşçakalın :) 


10 Şubat 2012 Cuma

Benden Haberler..

Merhabalar..
Epey ara vermeye başladım sevgili bloguma.. Gün içerisinde yerime doğru düzgün oturduğum bile olmuyor ki girip bi bakayım ne var ne yok diye. Akşam desen ayrı terane, bazen geç çıkıyorum :( bazen dersim var akşam bazende çok yorgun oluyorum derken günler haftalar geçiyor.. Bugün Cuma diye biraz daha rahat davranıp gelip hemen bilgisayar başına kuruldum..


Bu hafta neler oldu peki, çok üzüldüğüm bir kayıp yaşadık.. İş yerinde sevdiğimiz, saydığımız bir yöneticimizi ani bir kalp krizi ile kaybettik :( Çok fazla kendisiyle birebir çalışmış olmasam da iyi bir insan, adil bir yönetici olduğunu biliyordum, Allah rahmet eylesin ne diyebilirim kii..
Onun dışında iki bölüm arasında koşturmaya devam :( Ex bölümüm hala yeni birini bulamadı yerime, dolayısıyla o işleri de aynen devam ettirmek zorunda kalıyorum.. Eeee aynı zamanda yeni görev ve sorumluluklarımda artmaya başladı, başım dertte yani arkadaşlar :( Sanırım tek maaşla 2 kişilik pozisyonda çalıştırmak niyetindeler beni.. Umarım en kısa zamanda sonuçlanır şu geçiş süreci..
İşte benden havadisler böyle, aslında bir kek tarifi eklemek için girmiştim, konu bu haftanın özetine döndü.. Neyse onu da hafta sonu eklerim umarım..


Hello, I am very busy at work :( So I am very tired when I come home.. Sometimes I have to do overtime nowadays.. I passed on to new department last month but nobody is found for my ex-job in the place of me and I have to do both of them. It is prosy situation..
Moreover our general manager died this week, I am so sorry, I liked him :( He died because of heart attack. I think stress is caused it. RIP..
That's life..

4 Şubat 2012 Cumartesi

Mimlendim, Mimlendin, Mimlendi ;)

Tubitoşum beni mimlemiş :) seviyorum yaa ben mim yapmayı..

1. Sence çok anlamlı bir söz?
 Her hayırda bir şer, şer görünen de bir hayır vardır.  

2. Makyajında olmazsa olmazın? 
Siyah göz kalemim.. Rimeli de çok severim ama bazen sürmediğim oluyor ;)

3.Uyguladığın güzellik tüyosu nedir?  
Çok fazla, ağır makyaj yapmam. Çok nadiren fondoten/pudra türevi şeyler kullanırım.. Cildin daha sağlıklı olduğuna inanıyorum bu şekilde..

4. En sevdiğin içecek?
Türk kahvesi vazgeçilmezim..


5. Nefret ettiğin bir şey?  
Haksızlık yapılması.. Herhangi bir kuyrukta bile birisinin gelip araya kaynamaya çalışmasına tahammül edemem ;-P
 
6. En çok sevindiğin iltifat? 
Hepsini çok severim :) Şımartılmayı çok seviyorumm, güzel şeyler duyunca hemen yelkenleri suya indiririm kızgınsam bile.. eşim çok şanslı bu yüzden, bende ;)
 
7.Favori kitabın?  
Bu zamanla değişebilecek bir soru aslında, ama bugünlerde ; Elif Şafak - AŞK favorim kesinlikle..


8.Sana görünüş olarak yakın bulduğun ünlü? 
 Ben pek benzetemem kimseye, ama gözlerim iri olduğu için Türkan Şoray'a ya da sçlarımın kıvırcıklığı nedeniyle Aşkın Nur Yengi'nin ilk çıktığı hallere benzetenler oldu..

9. Herkesin beğendiği ama senin sevemediğin bir ürün?  
iphone olabilir, beni pek etkilemiyor doğrusu..


10. Şu an en çok almak istediğin kozmetik ürünü? 
Her daim almayı çok isteyeceğim kozmetik ürünü sanırım parfümdür :) Daha önce yazmıştım bu zaafımı..

Hepinize kocaman sevgiler..
Ben yakında bide bunun İngilizcesini yazayım en iyisi ;)

27 Ocak 2012 Cuma

Hakkımda 2'şer Gerçek

Bu bir mim değil, ama başlık yakıştı :) Günlük hayatta karşılaştığım ve de sinir olduğum iki şeyi paylaşmak istiyorum.. Aramızda farkında olmadan böyle yapanlarımız varsa kulağına küpe etsin lütfen :)


- Toplu taşıma araçlarında, aslında bundan kastım işyeri servislerinde, cep telefonundan-ipodundan ya da her ne ise ondan kulaklıkla müzik dinleyen insanlar, lütfen sesi dışarıya vermeyen iyi bir kulaklık alın ya da daha kısık seste dinleyin! Sabahın 7'sinde herkes sizinle aynı frekansta, bangır bangır eller havaya müzikleri dinlemek zorunda değil.. İnsanlar fellik fellik senden uzak bir yere oturmak için çaba sarfediyorsa, üzerine alın lütfen biraz demi ama..


- Gelelim ikinci sinir krizi konusuna.. Yaya geçidinin kenarına gelmeme rağmen, beni görünce daha da hızlanan gerizekalı sürücü! Oturduğun semte ve arabanın modeline bakılırsa çok yüksek ihtimalle Avrupa kentlerinden birine gitmişsindir. Sadece ot gibi gidip gelmişsin gerçekten de! Karşıdan karşıay geçmede hiç problem yaşadınmı oralarda? Hatta sen "enayiler yaya geçidinde duruyorlar" diye küçümsemişsindir bide.. Keşke hediyelik eşya dolduracağına çantana, medeniyetten biraz ders alsaydın!


Bu iki konuda acayip canımı sıkıyor.. Özellikle birincisi, uyarılmasına rağmen hala bu şekilde davranmaya devam eden insana ne denir ki daha ? Umarım taşınır da başka bir servise geçer ;) Neyse gelelim benim 2 takıntıma.. Takıntı mı denir bilmiyorum ama kendimi bakmaktan da almaktan da alıkoyamadğım 2 şey var..

- Birincisi, rengarenk ve desen desen peçeteler.. Dayanamıyorum güzel/değişik bir peçete görünce alıyorum.. Daha önce bir siteden bahsetmiştim, çeşit çeşit bir sürü peçete arasında kendimi kaybediyorum resmen :) Evde bir sürü paketi henüz açılmamış peçete var, yenilerini almamak için kendimi zor tutuyorum diyebilirim. Çocuklu gelen misafirler için ördekli, kardan adamlı; çaya-kahveye gelenler için ayrı, yemeğe gelenler için ayrı derken bir sürü bahane bulabiliyorum almak için ;)

- Gelelim takılı kaldığım ikinci konuya :) Birbirinden renkli birbirinden güzel nevresimler.. Annemin çeyizde yaptırdıkları, benim nişanlıyken aldıklarım sayesinde neredeyse bir dolap dolusu nevresimimiz var çeşit çeşit renk renk.. Yine de kendimi alamıyorum nevresim bakmaktan, inanılmaz güzel modeller çıkıyor her sezon. Ama öyle her nevresimi almam yine de, belli markalarınkileri tercih ederim, kumaşına bakarım, yumuşak mı, sağlıklı mı falan.. Ondan sonra gelsin renkler, birbirinden şık desenler.. Aklım kalıyor wallai ;)
Bu kadar cıvıl cıvıl renklerden sonra, cıvıl cıvıl bir haftasonu diliyorum herkese.. Dışarıda kar yağıyor lapa lapa ve her yer bembeyaz, keyfini sürmeniz dileğimle ;)


I become irritated two things. One of them when we are coming to work by shuttle bus, someone listens to music loudly. I hate this situation because I want to sleep during the way in the mornings L Another bad thing is about the traffic.. Generally, Turkish drivers don’t stop on pedway. They drive faster when they see some pedestrians by the side of the pedway.. I don't know what bothers me more, both of them are irritative L

Now, I want to mention about my two ambitions. One of them is buying napkins. Yes, I can’t stand to buy it when I see various, multicolored napkins.. There are different type napkins at home; for dinner, for tea time, for breakfast..

My other ambition is bedlinen.. I usually buy bedlinens by certain brand. I feel better when patterned and colorful bedlinens are on the bed J My mother gave me a lot of bedlinens when I got married, it is called “Çeyiz” in Turkish. So there are lots of bedlinens at home, but I still want to buy  one more, one more, one more.. I adore colorful and cheerful things at home J

Have a nice weekend.

11 Ocak 2012 Çarşamba

Gülerken Düşünelim :)

Karikatürler çok hoşuma gitti :) Aslında gerçeği yansıtıyor, biraz can sıkıcı ama yine de komik :))
İnsan gerçekten bu kadar bağımlımıyız yaa bilgisayarlara diye geçiriyor içinden ama şuanda  onun sayesinde ulaşıyorum sizlere?
Eskiden odaya kapatılmak ceza iken şimdi mükafat oldu sanırım :) Çocukları odasından çıkarabilmek zor olsa gerekk..
Yaa çok acımasız sanki bu karikatür ama blogger u her açtığımda bende ne kadar yorum gelmiş, ne kadar izleyen var diye aynı hisse kapılıyorum wallai!
Hmm, ben bu işe acayip kızıyorum.. Gerçekten gidip top oynasalar hareket olur en azından, sağlıkları açısından da daha iyi olur ama evde bu şekilde oynanan oyunlara karşıyım ben..
Bizim zamanımızda karneden biz sorumluyduk gerçekten, şimdi çocuklarımızı korucaz derken olayı abartıyormuyuz acaba ?
Veee son olarak çağımızın sorunu şişmanlık.. Teknoloji geliştikçe biz tembelleşiyoruz, tembelleştikçe de şişmanlıyoruzz :(  Bende balık eti olanlardanım, umarım bu raddeye hiç gelmem ama iki resim arasındaki fark gerçekten can yakıcı..

Sanırım bu kadar kara mizah yeter bugün içinn ;)
Sevgiler..

1 Ocak 2012 Pazar

Funny Frame'den Yeniyıl Hediyelerim :)

2012'nin ilk gününden merhaba :) Yeniyıla kuzenlerle birlikte eller havada girdik diyebilirim, keyifli bir akşam oldu ama foto yok maleseff.. Yıla neşe ile girdik umarım tüm yıl ağzımızın tadı bozulmasın ;))
Aslında bu postu yılbaşından önce yapmayı çok istedim fakat bir türlü fotoğraflayamamıştım.. Yılbaşı öncesi sevgili Hayat Melodisi nin başlattığı hediye çekilişinde bana Belçikadan Ülkü hanım çıkmıştı. Kendisine hediyeyi gönderirken posta kaybolmaz, umarım eline ulaşır diye diye bir hal olmuştum. Neyseki kendisine ulaştı nacizane hediyem :) 
Benim hediyemde taaa Anakaralardan bana geldi, inanılmaz mutlu oldum :) Nasıl değişik bir duygu anlatamam, hem tanımadığınız bir insana hediye gönderiyorsunuz, hem de hiç tanımadığınız bir insandan hediyeler alıyorsunuz :) Yeni yılda yeni arkadaşlar edinmiş olmama ve bu blogun bana şehirlerarası böyle bir şans vermiş olmasına şükrediyorummm ;) tabiki organizasyonu yapan Gülinime de ayrıca teşekkür ediyorumm..
Gelelim Şeyda hanımın bana gönderdiği birbirinden şık birbirinden güzel hediyelerimeeee ;)
Harika bir kapı süsü, Şeyda hanım kendisi yapmış.. Ben bayıldım, renkler yılbaşı konseptine uygun ve güzek dileklerini göndermiş, çoook teşekkürler gerçekten.. Yalnız ben kıyamadım kapının dışına asmaya, iç tarafa astım biz görelim hep diye ;)
Ve canlı renkleri sevdiğimi anlamış olmalı ki çok şeker bir oje göndermiş bana, rengi tam benlik :) Kışın vazgeçilmezi dudak balmı ile birlikte şık bir küpe çıktı hediye paketinden.. yuppi hediyelerim şahane :)
Yılbaşı kartı fikri ise çok yaratıcı bence, güzel dileklerini balon üzerine yazıp göndermiş.. Çok değişik geldi bu fikir bana,  ilerleyen zamanlarda bende kullanabilirim belki, tabii kendisinin izniyle ;)
Birbirinden güzel bu hediyeler için bir kez daha teşekkür ederim Şeyda hanım.. Dilerim yeni yılda herşey gönlünüzce olurrr :)


Sevgilerimle..

30 Aralık 2011 Cuma

Mutlu Yıllar!!

Yeni yıla sayılı saatler kaldı artık..
2011'in muhakemesini yapacak olursam, benim için güzel bir yıldı :) Eşimle keyif aldığımız yolculuklara çıktık, evimizi daha çok benimsedik, tüm zorluklarda birbirimize destek olduk.. Umarım 2012 de bu güzel paylaşımlar katlanarak çoğalır ;) 2011'in son dönemlerinde işle ilgili küçük ama önemli bir adım attım, yeni yılda şuan çalıştığım bölümden farklı bir departmanda çalışıyor olacağım. İnşallah benim için olumlu bir değişiklik olur bu. Gerçekten heyecanlıyım, üstesinden gelebilirim umarımm ;)
Aşağıdaki tablo bana mail olarak geldi ve çok hoşuma gitti, sizinle de paylaşmak istedim. Ben heyecan, dostluk ve piyango gördüm :) Bakalım siz neler göreceksiniz?

Hepinize mutlu yıllar diliyorum.. Yılbaşı akşamı da her nerede nasıl bir durum içerisinde olursanız olun ama çok eğlenin, sevinin, mutlu olun :)
Takipçim olan, yorum bırakan, mailleştiğim herkese özellikle teşekkür ediyorum. Gerçekten siz olmasanız bu blog bu kadar renkli ve güncel olmayabilirdi.. 2012 de sayınız 3'e-5'e katlanır umarım ;)
Kucak dolusu sevgimi gönderiyorum, lütfen kabul edin ;)

Kitaplar Kime Gidiyor?

Effet yeni yıla 1 günümüz kaldı ;) 30 Aralıkta yapmaya söz verdiğim üzere kitap çekilişimi bugün yaptım.. Katılan herkese çok teşekkür ederim :) Sevgili Ahu hanım ve Elif'in defterinden yorum bırakmışlar ama kendilerinde de bu kitaplardan olduğu için çekilişe katılmamışlar.. Güzel yorumları için teşekkür ediyorum onlara da :) Yine gayet şefaf bi şekilde yapmaya çalıştık çekilişimizi, bu konuda bana yardımcı olan minik kelebek fısıldıyor'a da teşekkürler.. Sanırım çok fazla teşekkür ettim, en iyisi sonuca geleyim;)
Effet fotoğraflardan anlayacağınız gibi talihlimiz film izle oldu.. Tebrik ediyorum kendisini ;)

Sevgili film izle kitapları gönderebilmem için benimle irtibata geçersen sevinirim.. gemini1902@gmail.com

28 Aralık 2011 Çarşamba

Kendimizi Şımartalım! Peki Nasıl?

Her kadının hoşlandığı, zevk aldığı şeyler farklıdır mutlaka ama bir genelleme yapacak olursak kadınların kendilerini şımartmaları için birkaç ipucuna ulaştım bugün ve hemen sizinle de paylaşmak istedim, tabii kendi yorumlarımı ekleyerek ;)

1) Aklınızı Dağıtan Filmler İzleyin! Aklınızı kurcalayan sorunlardan uzaklaşmak için en iyi yollardan biridir şüphesiz. Evde film izlemeyi seven biri olarak bu durumlarda yaa komedi ya da çok fena dram izlerim ben.. Merakla beklediğim filmleri ise daha çıktığı gün sinemada izlemekten çok hoşlanırım :)

2) Masaja Gidin! Ahh buna nasıl ihtiyacım var anlatamam. Ama malesef İzmitte düzgün bir yer bulamadım bununla ilgili.. Bilen varsa paylaşsın lütfen!

3) Manikür ve Pedikür Yaptırın! Düzenli olarak yaptırmıyorum ama en az ayda bir kez kuaföre gidip, tüm günü orda geçirerek baştan ayağa bakım yaptırmayı seviyorum. İnsana kendisini daha iyi hissettiriyor, tavsiye ederim ;)

4) Kitap Okuyun! Kitap okuyabildiğim günleri çok özlüyorum malesef :( Yeni kitaplar almak, içerisinde kaybolmak en büyük keyfimken bu aralar çok ihmal ediyorum kendilerini.. 2012 de umarım ilişkimiz eskisi gibi olur sevgili kitaplarımla..

5) Sadece Uzanın! Şimdi bu da nerden çıktı diye düşünebilirsiniz, ama klasik müzik eşliğinde loş bir ortamda uzanmak insanı çok rahatlatıyormuş.. Bu sırada benim uyuyakalma ihtimalim çok yüksek olur tabii o başka ;)

6) Tatlı Yiyin! Hafif yemekler tercih edip yemekten sonra arkadaşlarınızla birlikte paylaşacağınız çay + pasta, tatlı, kek saatleriniz olsun diyor kural.. Wallai ben bunun ikinci kısmını uygulayabiliyorum ama "hafif yemekler" kuralı pek bana uymuyor ne yazık kii.. Allahım yesem yesem zayıf kalsam (sağlıklı olsam tabii) noooooluuuurrr ;)
7) Tabii ki Alışveriş Yapın! Başüstüne :) Sanırım en gönülden uyabileceğim madde bu olsa gerek, çok sevdim bunu.. Ya bu kadınlara dayatılmış birşey mi yoksa gerçekten bilimsel bir açıklaması var mı bilmiyorum ama moralim bozuk olduğunda, çok iyi alışveriş yapabiliyorum.. ohh ondan sonra sinir stres kalmıyor ne güzel :)

Kendimizi şımartmak sadece 7 kuralla olacak bir şey değildir tabii.. Hafta boyunca bir sürü gerginlik, sorun, iş, ev, çocuklar derken yıpranıyoruz :( Arada kendimize vakit ayırmak, küçük kaçamaklar yapmak, hatta belki bunları sıkça yapmak kendimizi daha iyi hissetmemizi sağlayabilir.. 2012 için ben birkaçını ajandama almak istiyorum, bakalım hayırlısı ;)

21 Aralık 2011 Çarşamba

2012'den Beklediklerim - Mim

2012 ye gireceğimiz şu günlerde blog dünyasında dolaşan 12 istek mimini bende aldım kendi üzerime.. isteyen alsın, yazsın demişler  ne de olsa ;)

İstediklerimi 12 ile sınırlandırmak zor ama yine de deniyim dedim ;)
  1. Evimizde mutluluk, huzur, sağlık, sevgi, aşk dolu olsun istiyorum en çok.. [annemin deyimi ile "aşımız tatlı, yuvamız mutlu olsun" ;)]
  2. Ailemdeki herkes çok sağlıklı olsun. [Bu ekstra bir dilek]
  3. Bol bol güleceğimiz, bol bol gezeceğimiz bir yıl olsunJ
  4. Bide arabamız olsun inşallah, iyi günlerde kullanalım..
  5. 1 numara yeğenim sınavda başarılı olsun, 2 numara da akıllı uslu bir çocuk olsun ;)
  6. İşimde huzurla çalışacağım bir ortam olsun.
  7. Eşim evimize daha yakın bir iş bulsun.
  8. Etamin panomu bu yıl içerisinde bitirebileyim ;)
  9. Eee birazcık kilo versem hiçte fena olmaz ;)
  10. Güzel süprizlerle karşılayım.. bol bol hediyeler alayım.. [mesaj yerine ulaşır sanırım ;)]
  11. Ülkemizde güzel şeyler olsun, kötü haberler son bulsun, terör olmasın, afet olmasın.. [amin]
  12. Herşeyin hayırlısı olsun J Kimin ne dileği varsa gerçek olsunn J

Kuralı bozmuyorum bu mimi isteyen herkes yapabilir, bence çok keyifli..  Umarım 2012 hepimiz için güzel şeyler getirir beraberinde ;)

Sevgilerimle..

Paylaşmaya Devam..

Yeni yıl yaklaştıkça hediye verme etkinlikleri de artıyor.. İşte sizin için seçtiğim birkaçı ;)

1) Lavanta Bahçesinden şık bir Cath Kidson fincanı,
2) Elif'in Defterinden çok cici mutfak önlüğü ve dahası, 
3) Bir Kafadan Her Sestende çok şık hediyeler,
4) Modalizadan Marc Jacobs çanta,
5) Özden beyden harika bi minyatür,
6)Rococosh dan çok şık bir saat,

sizin olsun istiyorsanız linklere tıklayın ;)

Sevgiler..

16 Aralık 2011 Cuma

Kitap İsteyen Var Mı ?

Selam.. Bugün Cuma, haftanın son günü. Güzel bir haftasonu diliyorum herkese ;)
Bu güzel günde bir haberim var sizlere.. Eşimde bende kitap okumayı çok seviyoruz, bir odamızın duvarı tamamen kitaplıkla kaplı, ee yeni çıkanları da almak istiyoruz sürekli, dolayısıyla artık kitaplığa sığamaz olduk.. Bende daha önceden okuduğumuz kitaplardan blog arkadaşlarıma verebileceğimi söyledim kendisine, bu fikir paylaşımcı kocamın hoşuna gitti ve sizin için ayırdığımız birkaç kitabı buradan vermek istiyoruz.. Öyle çok şartlar içeren bir çekiliş değil, sadece kargo parasını ödemenizi rica ediyoruz o kadar.. (Aras Kargo ile gönderebiliriz.) Kargo parası fiyatına sizin olacak 13 kitap şöyle;

1) John Steinbeck - Bitmeyen Kavga (In Dubıous Battle)
2) Audrey Niffenegger - Zaman Yolcusunun Karısı ( The Time Traveler's Wife)
3) Kostas Mourselas - Kızıla Boyalı Saçlar (Red Dyed Hair)
4) Mitch Albom - Cennette Karşılaşacağınız Beş Kişi (The Five People You Meet in Heaven)
5) Cornelia Funke - Mürekkep Yürek (Inkheart)
6) Lauren Weisberger - Üç Kadın Üç Pırlanta (Chasing Harry Winston)
7) İnci Aral - Taş ve Ten
8) Ahmet Altan - İsyan Günlerinde Aşk
9) Erdal Sarızeybek - Son Harekat Kod Adı : Yahuda
10) Osman Pamukoğlu - Unutulanlar Dışında Yeni Birşey Yok
11) Cezmi Ersöz - Hayallerini Yak Evi Isıt
12) Cezmi Ersöz - Şizofren Aşka Mektup
13) Cezmi Ersöz - Kırk Yılda Bir Gibisin

Bu kitapları istiyorsanız bu posta yorum bırakmanız yeterli, çekiliş günü de 30 Aralık olsun.. Bol şans :)

Mutlu Haftasonları..

Kazananı görmek için tık tık ;)

9 Aralık 2011 Cuma

Hakkımdaki 7 Gerçek!

Sevgili Hayat Melodisi beni mimlemiş :) Çok teşekkür ediyorum kendisine ve başlıyorummm ;

1. Haziran doğumluyum, birçok yönümle tam ikizler burcuyum :) ama arada başka burçlardan da rol çaldığım oluyor sanırım.. iletişimi, paylaşmayı çok severim.. genelde insanlarla çabuk kaynaşırım, uyumlu bi insanım söylemesi ayıp  ;)

2. Gezmeye, yeni yerler keşfetmeye bayılırım.. Yurtiçi yurt dışı farketmez :) "Eşimin şuraya gidelim mi?" tarzı sorularına hiç olumsuz cevap vermedim henüzz ;)

3. Fazla iştahlıyım sanırım.. Yemek benim için bir zevk denilebilir, kebap yemek için bir haftasonu Adana'ya, baklava için Antep'e uçabilirim :) tabii işin içinde gezmekte var ama yemeklere de dayanamam.. eee hali ile biraz balık etliyim diyebilirim ;)

4. Yemek demişken, bitter çikolata favorimdir.. aslında çikolatalı herşeyi çok severim, pasta, browni kek, sufle, dondurma.. ahh bayılıyorum hepsine ;)

5. Renkli şeyleri severim, özellikle canlı olanlar.. Kırmızı ve mor favorim.. Birşey alırken elim mutlaka bu iki renge gider ;)

6. Birbirinden çok sevdiğim 2 minik yeğenim var.. gerçi biri 12 yaşında ama olsun benim gözümde minik hala.. Küçük yaşta teyze oldum, şanslıyım :) ailemi çok seviyorummm..

7. Ağır topları sona doğru sakladım sanırım. Hayatımdaki en güzel gerçeklerden biri eşim, onunla evli olduğum için kendimi şanslı hissediyorum.. Umarım bu hissim yıllar geçtikçe daha da artar artar artar artar vee de artarrrr :)

Şimdi bu mimi kimlere yolluyorum.. Baktım da birçok kişiye gönderilmiş ya da yapılmış ama yapmayan birine denk gelirim sanırım ;) Bu mimi sevgilerimle birlikte; cafe nohut, cemre'nin mutfağı, fikir projeleri, minik kelebek fısıldıyor, sihirli günce, erguvan vakti, sarı mutfak-hande bloglarına gönderiyorumm.. Çiçeklerimi de kabul edin lütfen ;)

8 Aralık 2011 Perşembe

2012 Yılbaşı Gecesinde Ne Yapmalı ??

Selam.. Yılbaşı yaklaşıyor, sayılı gün çabuk geçer der annem.. Sanırım göz açıp kapayıncaya kadar 2012 ye ulaşmış olacağız :) Geçen yıl sonunda yılbaşı gecesi için epey araştırmalarım olmuştu. Ama yine de son anda tesadüfen öğrendiğimiz bir organizasyona katılmıştık ve inanılmaz eğlenmiştik :) Bu yıl için ne araştırma yapmaya vakit bulabildik ne de ne yapacağımıza karar verebildik.. Sanırım tamamen tesadüf olarak ilerleyecek.. Değişik önerileri olan varsa ya da eğlenceli bir organizasyondan haberdar iseniz  paylaşın lütfen ;)
Belkide evde geçirmek de fena olmaz diye düşünürken bu fotoları gördüm ve hayran kaldım diyebilirim, sizinle de hemen paylaşayım dedim ;)

6 Aralık 2011 Salı

Hayat Paylaştıkça Güzel

Yeni yıl yaklaştıkça bloglarda bir hediye yağmuru var, ne güzel :) katıldığım çekilişlerin hiç birini ben kazanmadım henüz, ama olsun yeni yıl belki bana uğurlu gelir ne dersiniz ;) işte katıldığım bazı hediye çekilişleri, belki sizde katılmak istersiniz? Hadi bol şans hepimize ;)

1) Dark Blue Kitty de bize mis gibi bir koku armağan ediyor.. Burberry kullananlar kaçırmasın!

2) Yağmur'un Modası da 300. izleyici şerefine harika bir paket hazırlamış, ben ojelere bayıldım :)

3) Make Up Parfume blogundan birbirinden güzel hediyeleri kazanmak için tık tık..

4) Ve yine Make Up Parfume blogundan hoş bir hediye var bizim için..  http:www.onlineeczanem.com ve makeuparfume.blogspot.com işbirliğiyle VİCHY TANIŞMA SERİSİ Ürünleri hediye kampanyası başlamıştır.. sizde katılmak ve şansınızı denemek isterseniz çekilişe katılın :)

5) Deniz hanımın birbirinden hoş yeni yıl hediyelerine ulaşmak için tıklayınızzz :)

5 Aralık 2011 Pazartesi

Bir MİM Daha :)

Sevgili Tubitoşum beni mimlemiş :) Blogumuzla ilgili bilgiler veriyoruz bu mimde..

    1. Blogunuzu tüm eş, dost ve çevrenize söylediniz mi?

Yakın arkadaşlarım ve ailem biliyor sadece.. Yüzümü göstermediğim için de beni tanıyan olurmu bilmiyorum, o yüzden tesadüfen bulunma ihtimalimi de düşük görüyorum ;)

    2. Blogunuzu ileride çocuklarınıza gösterecek misiniz?
Tabiki çok isterim.. Şimdiden benden bir parça oldu sanki burası :) Onlar hakkında da birşeyler yazmak isterim sanırım, Allah kısmet ettiğinde ;)

     3. Blogunuzu eşiniz/ sevgiliniz biliyor mu?

Aksi düşünülemez bile.. Her konuda olduğu gibi eşim destek oldu bana blog açmam konusunda.. Üstelik muhteşem fotolar çekerek bloguma katkısı da büyük :) [Canım kocam benim teşekkür ederim ;)]

Şimdi ben kimlere gönderiyorum bu mim'i? Takipçisi olduğum tüm bloggerlara ve blog dünyasına yeni katılan Minik kelebeğimiz Alara'nın annesinin bloguna minik kelebek fısıldıyor gönderiyorummm :)
Sevgiler...