İzmir'in Selçuk ilçesine bağlı adı gibi şirin bir köy Şirince.. Bilinen ilk adı olan Kırkınca'nın efsanevi bir çağda dağlara vuran kırk kişiye atfen verildiği rivayet edilir. Kirkice, Kirkince ve nihayet Çirkince gibi biçimler almış.Bir hikayeye göre, Aydınoğulları döneminde azad edilen bir grup Rum’un kendilerine gösterilen bir yere yerleşmelerinden sonra,yerleştikleri yerin güzel olup olmadığı sorulduğunda “Çirkince” demişler ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında dönemin İzmir valisi Kazım Dirik'in talimatıyla Şirince şeklinde resmileştirilene kadar da Çirkince kalmış.
Şu ana kadar duymamışsanız da, sanırım "17 Şubat 2011 de yıkılacak" haberleri ile az çok kulağınıza çalınmıştır Nişanyan Evleri ve Şirince..
Gitmek, görmek gerek gerçekten. Turizmin sadece denize kıyı yerlerle sınırlanmayacağının en güzel örneklerinden biri.. Elimizdekilerin değerlendirildikçe parladığının, parladıkça herkes tarafından reklam yapmasak bile tanınacağının örneklerinden..Ve herşeye rağmen, değer bilmez bizlerin elinde durduğunu da her köşe başında hissedebileceğiniz örneklerden..
Şirince'ye geçen sene bayram döneminde gittim, iyiki de gitmişim..Hem çok beğenip, hem de nasıl içim acımıştır, bilemezsiniz..